İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri fakültesi Sualtı Klübü
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sualtı Topluluğu
Kocaeli Üniversitesi Sualtı Topluluğu
Uludağ Üniversitesi Sualtı Topluluğu
İzmir Ekonomi Üniversitesi Sualtı Topluluğu
Doğu Akdeniz Üniversitesi Sualtı Sporları Topluluğu
Çankaya Üniversitesi Sualtı Topluluğu



Online: 2
Bugün Tekil: 157
Dün Tekil: 212
Toplam: 109159

Valid XHTML 1.0 Transitional

Valid CSS!

Display Pagerank





dalış ekipmanı donanımı

DONANIMIMIZI HANGİ SIRAYLA ALMALIYIZ?

Dalışa başladık diyelim, çok da keyif alıyoruz ve devam etmeyi planlıyoruz... Her fırsatta kuşanıp suyun altına inmeyi dört gözle bekliyoruz. Fakat bir seferinde maskemiz su alıyor, bir seferinde denge yeleğimiz büyük geliyor. Zaten daha yeni olduğumuz bir ortamda kendimizle mi uğraşsak, donanıma mı uyum sağlasak, şaşırıp kalıyoruz... Sonrasında, herkesin gördüğü ancak maskemizdeki buğuyla uğraştığımız için, göremediğimiz kocaman orfoz hakkında konuşulanlara kafa sallamakla yetinmek zorunda kalıyoruz. Artık canımıza tak ediyor ve kendimize ait donanımımızı satınalmaya karar veriyoruz. Ama... Hangilerini almalıyız, nereden başlamalıyız, hangi sırayla almalıyız, bir kısmını satınalsak yeter mi, yoksa hepsini mi satınalmalıyız, bütçemiz yetecek mi?

Geçenlerde bir forumda dalışa yeni başlayan birinin sorduğu bir soruyla ve bu soruya verilen çok farklı cevaplar dolayısıyla (Örneğin bir arkadaş ilk önce eldiven alınması gerektiğini söylemiş, suyun altında çok meraklı olduğundan ve ellerinin kesik içinde kaldığından... İlginç bir yaklaşım tabi, ama biz şaka yaptığını farzedelim...) kendi malzemelerimi hangi sırayla aldığımı ve bugün başlasam hangi sırayla alacağımı sordum kendime...

Tabii ki dalışlarımızı, tamamı kendimize ait donanımla yapmak hem çok daha rahat hem de çok daha güvenli olacaktır. Ama maalesef dalış malzemeleri oldukça pahalıdır ve almak istediklerimizin asla sonu gelmez. Tamam, artık her şeyim tamam dediğimiz anda, ilk fırsatta almamız gereken yeni bir malzeme çıkar karşımıza. Hele dalışa yeni başladıysak, büyük miktarda yatırım yapmanın bir mantığı da olmayacaktır. Bir yandan da -maalesef bir çıkmaz olarak- kendi malzememize en çok ihtiyacımız olan süreç de en acemi olduğumuz zamanlardır aslında.

Donanım ve malzeme almağa niyetlendiğinizde diğer balıkadamlar, hocalarımız, dalış okulu sahipleri veya donanım satanlar bizi yönlendirecektir. Ama bu arada kafamızın karışması veya yanlış yönlendirmeler de mümkündür. 'Bir maskemiz bile yok'ken, kendimizi bir anda, elimizde son model bir led'li fenerle bulabiliriz. Üstelik bu fenere sahip olma nedenimizin gerçekten ihtiyacımız olması mı yoksa mağazanın elinde eritmeye çalıştığı bir malzeme mi olduğunu bilemeden...

Aşağıda benim sıralamamı bulacaksınız... Devam etmeden önce söylemeliyim ki bu subjektif bir sıralamadır. Doğaldır ki sizin sıralamanız kendi 'neden'lerinize, önceliklerinize, tecrübenize, dalış sıklığınıza ve tabii bütçenize göre değişecektir. Bundan dolayı kendi sıralamamı nedenleriyle birlikte paylaşmak istedim. Çünkü 'sizin için' doğru sıralamayı belirleyecek olan bu 'neden'lerdir.

Dalış Elbisesi

Öncelikle hijyenik açıdan: Bir teknede yıllardır kullanılmış, delinmiş, yırtılmış, işenmiş bir dalış elbisesi yerine kendimize ait, bakımlı bir dalış elbisesi tabii ki daha sağlıklı olacaktır. Ve rahatlık açısından da: Ölçülerimize uygun seçtiğimiz bir elbise suyun altında bizi daha rahat ettirecektir.

Ayrıca giydiğimiz dalış elbisemiz yüzerliğimizi en çok etkileyen malzemelerden birisidir. Eğer kendi dalış elbisemizi kullanıyorsak doğru ağırlığı kuşanma konusunda daha avantajlıyız demektir. Böylece herkes batmışken yüzeyde debelenme veya alelacele tekneden ağırlık isteyip ceplerimize sokuşturma gibi durumlarla karşılaşma ihtimalimiz azalır. Dalışa ilk başladığımız zamanlarda, ne kadar kolay moralimizin bozulduğunu da düşünürsek, dalışa daha moralli başlamak anlamına bile gelebilir kendi dalış elbisemizi giyiyor olmak...

Dalışa başladığımız ilk zamanlarda genellikle fazlaca ağırlık alırız. Hocalarımız da bizi buna yönlendirirler. Haklıdırlar da... Acemi bir balıkadamın alacağı fazladan bir-iki kilodan bir şey olmaz ama eksik bir-iki kilodan sorun çıkabilir. Kendi dalış elbisenizle daldığınızda bir süre sonra taşıdığınız ağırlıkla ilgili denemeler yapabilir, durumunuzu yorumlayıp, üzerinde düşünebilir ve kademe kademe ağırlığınızı azaltabilirsiniz. Kendi deneyimime dayanarak şunu söyleyebilirim. İlk dalışlarımda aldığım 6 kilo ağırlığın yerine aynı dalış elbisemle şu anda 3 kilo ağırlık alıyorum. Bu da doğal olarak daha az hava tüketmek ve daha uzun dip zamanı demek oluyor.

Maske ve Şnorkel

Yine öncelikle hijyenik açıdan... Herkesin tükürdüğü bir maske yerine kendi tükürdüğünüz maskeyi kullanmak daha iyidir, değil mi? Şaka bir yana maskenizi alırken yanında bir tane de buğu önleyici sprey alırsanız ekonomiden önemli ölçüde uzaklaşıp, tükürmekten kurtulabilirsiniz. Veya herhangi bir sıvı deterjanı yanınıza alıp, her dalış öncesi maskenizin içini çok az miktarda deterjanla sıvayıp daha sonra iyice yıkayarak ekonomik bir buğu önleme yöntemi de kullanabilirsiniz. Ama kabul edelim ki en ekonomik buğu önleme yöntemi, tükürmektir.

Neden dalıyoruz? Sualtı dünyasını görmek için. Öyleyse yüzümüze uygun, kaliteli bir maske dalış amacımızı yerine getirebilmek için en önemli malzemelerden birisidir. Yüzümüze uymayan bir maske su alabilir, fazla sıkabilir, hatta teknede çok kullanıldığı veya güneşte çok kaldığı için suyun altında kayışı kopabilir. Halbuki kendimize ait, iyi seçilmiş bir maskede bu sorunları yaşama ihtimalimiz çok azdır. Her suya girişte ayarlamak veya suyun üstünde ayarladığımızı sanıp aşağıda düzeltmek zorunda kalmayız. Hele hele kutusunda korunmuş bir maskeyi yıllarca kullanabiliriz.

Palet

Bir arkadaşım geçen yaz yaptığımız bir dalışta ikisi birbirinden farklı numaralarda paletlerle dalmak zorunda kalmıştı. Çünkü diğer alternatifi o gün dalamamaktı!!! Teknedeki malzemelere mahkum olduğunuzda umduğunuzu değil bulduğunuzu kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Az önce verdiğim uç bir örnek belki ama imkansız değil. Diyelim ki teknede yeterli malzeme var ve ayak numaranıza uygun palet bulmakta zorlanmıyorsunuz...Yine de kendi paletinize sahip olmanın önemi yadsınamaz. Sonuçta giydiğiniz palet suyun altında aldığınız mesafeyi belirleyen en önemli malzemeniz. Uygun ölçü ve sertlikte bir paletle aynı miktarda güç harcayarak, tekneden giyeceğiniz herhangi bir palete göre daha uzun bir mesafe kat etmeniz çok mümkün. Bu da yine daha az hava tüketimi ve daha uzun dip zamanı demek olacaktır.

Teknelerdeki paletler genellikle ortalama bedenler için ve çok da sert olmayan malzemelerden oluyor ama tam tersi bir durum da söz konusu olabilir. Diyelim ki tekneden aldığınız palet sizin için fazla sert: Bu suyun altında sizi zorlayacak ve çok hava tüketmenize yol açacaktır ama daha da kötüsü suyun altında bacağınıza kramp girme ihtimalini arttıracaktır. Acemiyseniz bir panik durumu yaşamanıza veya dalışı sonlandırmak zorunda kalmanıza neden olabilecektir. Ayrıca kendi paletinizi alırken çok büyük ihtimalle açık palet tercih edeceğiniz için, kıyı dalışlarında veya malzeme kuşanıp sürat teknesi ya da küçük bir tekneye geçmeniz gereken durumlarda, bu mesafeyi çıplak ayakla veya bir terlik ile geçmeniz gerekmeyecek olması da başka bir avantajınız tabii.

Bıçak

Belki de hiç kullanmayacağımız, en azından kullanmamayı umduğumuz bir malzeme. Hiç gerekmeyebilir ama gerektiğinde fiyatının çok üzerinde iş yapacaktır. İlk dalışlarımızda gruptan birinde veya dalış liderinde vardır diye es geçsek de mutlaka üzerimizde bir bıçağın bulunması gerekli. Herhangi bir çapariz durumunda 'nasılsa gruptan birinde vardır' varsayımı pek yarar sağlamayacaktır. Çok büyük olmayan, denge yeleği cebine sığabilecek bir bıçak bulundurmak güvenlik açısından yeterlidir.

Bir batığın veya mağaranın içindeyken ya da bir kovuğun içindeki bir anemonu incelerken hem dalış eşimizi gözden kaçırdığımız hem de çapariz verdiğimiz bir durum olmaz mı diyorsunuz? Olabilir, o yüzden bıçak önemli ve üzerimizde olması gereken bir malzemedir.

Fener

İlk zamanlarda gece veya mağara dalışı yapamayacağınız için hemen bir fener almaya gerek yokmuş gibi görünebilir ama ilk fırsatta bir fener sahibi olmanızı tavsiye ederim. Eğer küçük, kolay taşınabilen bir fener edinirseniz suyun altında kovukları inceleyebilir, gölgelerin arasında çok şey keşfedebilirsiniz. Fenerin ışığıyla gerçek renkleri görebilir, sualtı dünyasına daha çok hayran kalırsınız. Ayrıca gerçek renkleriyle göreceğiniz bazı canlıları ve oluşumları daha kolay tanımlama, dalış sonrasında kitaplardan ve resimlerden inceleme şansınız olacaktır. Bu da sualtı canlılarını tanıma ve tanımlamayı daha hızlı öğrenmeniz anlamına gelebilir.

Eldiven

Dalış hayatınız biraz daha ilerledikçe belki yapacağınız akıntı veya batık dalışlarında ellerinizi korumak için bir çift eldivenin de malzemeleriniz arasında bulunmasında büyük fayda vardır. Hatta sualtından ürküyorsanız belki ilk dalışlarınızdan itibaren eldiven takmak kendinizi daha rahat hissetmenize yol açabilir.

Dalış bilgisayarı

Daha denge yeleği ve ahtapot'umuz yok, neden dalış bilgisayarı satınalıyoruz, diyebilirsiniz. Ben de öyle deyip önce denge yeleği ve ahtapot satınalmıştım. Ama şimdiki aklım olsa sıralamada dalış bilgisayarını öne alırdım açıkçası. Çünkü inanıyorum ki bir balıkadam için gerçek dalış hakimiyeti kolunda bilgisayarı olduğu zaman başlıyor. Ondan önce herkes inerken siz de iniyorsunuz, herkes çıkarken çıkıyor, herkes beklerken bekliyorsunuz. Nereye indiniz, ne kadar kaldınız, hangi derinlikte dekompresyon beklemesi yaptığınız hakkında çok da bir fikriniz olmuyor. Kolumda bilgisayarımla yaptığım ilk dekompresyon beklememde dehşetle fark etmiştim ki ben sabit durduğumu sanırken aslında 2 metreye varabilen mesafelerde yer değiştiriyormuşum... Hoş, bunu derinlik göstergemi izleyerek de görebilirdim... Bilgisayarınız olduğu andan sonra yaptığınız dalışlarda iniş hızınız, çıkış hızınız, derinliğiniz gibi çok önemli değişkenleri, başkasına bağımlı olmadan kendiniz kontrol altına alabilmeniz mümkün olmaya başlıyor. Yine bilgisayarınızın size sağladığı bilgilerle yalnızca o anda yaptığınız dalışa olan hakimiyetiniz değil, sonraki dalışlarınız için yapabileceğiniz tespitler de çoğalıyor. Örneğin su sıcaklığındaki veya derinliğinizdeki değişimlerin tükettiğiniz havayı nasıl etkilediğini gözlemleyebiliyor, sonraki dalışlarınız için bilgi toplamış oluyorsunuz. Tecrübe dediğimiz şey de böyle oluşmuyor mu zaten?

Ama eğer benim için dalışa hakimiyet çok da önemli değil, ben dalış liderini takip ederim, etrafımı seyreder, keyfini sürerim, o inerse iner, o çıkarsa çıkarım diyorsanız o zaman sıralamada bilgisayar sizin için daha aşağılarda olabilir. Böyle diyor bile olsanız şunu tavsiye edebilirim, bir arkadaşınızın dalış bilgisayarını ödünç alın bir dalışta ve ondan sonra kadar verin bilgisayarın sizin için hangi sırada olduğuna...

Denge Yeleği ve Regülatör

Almamız gereken malzemelerin sonuna ama maalesef en pahalı malzemelere geldik. Üzerinize tam oturan bir denge yeleği dalış keyfinizi ve güvenliğinizi arttıracaktır. Kendi denge yeleğinizle yüzerliğinizi ayarlamanız daha kolay olacaktır. Bir süre sonra hava basmak veya boşaltmak için yapacağınız hareketler otomatikleşecektir, daha az hareket ederek, istediğiniz yüzerliği sağlamanız mümkün olacaktır. Daha önemlisi acil bir durumda denge yeleğiniz üzerindeki boşaltma valflerinden birine çok hızlı ulaşabilirsiniz. Nerdeydi bu diye aramak durumunda kalacağınız birkaç saniye bile acil durumlarda çok önemli olabilir, unutmayın...

Suyun altında en çok neye ihtiyacımız var? Tabi ki hava... Bize suyun altında varlığımızı sürdürebileceğimiz havayı aktaran da ikinci kademe ve ahtapotumuz, yani regülatörümüz. İyi durumda ve bakımlı bir regülatör ile dalış güvenliğiniz artacak, serbest akışa geçme gibi problemlerle karşılaşma oranınız azalacaktır. Ancak kendi regülatörünüzü kullanıyor dahi olsanız, çok sayıda dalış yapmamış dahi olsanız en azından yılda bir kez bakımının yapılması, yıpranmış olan parçalarının değişmesi için servise göndermeniz gerektiği unutmamanız gereken önemli bir noktadır.

Donanım Çantası

Artık malzememiz büyük oranda tamamlandı. Bundan sonra en önemli şey yatırımımızı korumak olmalı. İyi saklanan malzemeler bize daha uzun ve daha güvenli kullanım sağlayacaktır. Bunun için de en önemli malzeme iyi bir dalış çantası olacaktır. Malzemenizin tamamını rahatça alan, ezmeyen, taşıması kolay bir dalış çantası hem dalışa gidiş gelişlerinizi kolaylaştıracak, hem kullanmadığınız zamanlarda malzemelerinizi derli toplu saklayacak, hem de teknede eğer size bir plastik kasa temin edilemiyorsa malzemenizi dağılmaktan koruyacaktır. Belki uygun boyutta herhangi bir çanta da işinizi görebilir ama bütçeniz elverirse dalış için yapılmış, su geçirmez bir çanta almakta fayda olduğunu düşünüyorum. Böylece dalış dönüşü arabanın veya otobüsün bagajında küçük çaplı bir göl yaratmaktan da kurtulmuş olursunuz.

Artık kendi malzeme ve donanımınıza sahip bir balıkadamsınız... Eğer bunları iyi koşullarda saklar, her dalış sonrası tatlı su ile yıkar, tam kuruttuktan sonra uygun şekilde saklar, en azından yılda bir kez profesyonel bir bakımdan geçirtir (özellikle regülatörünüzü), değişmesi gereken küçük parçaları yenilerseniz yıllar boyunca keyifle ve güvenle kullanabilirsiniz.

İyi dalışlar...

Yazı: Nihan Yılmaz



TSSF Duyuru Panosu

Deniz suyu sıcaklıkları

İskenderun29°C
Anamur28°C
Alanya28°C
Antalya28°C
Finike29°C
Fethiye28°C
Marmaris26°C
Bodrum25°C
Kuşadası26°C
Çeşme27°C
Didim26°C
Foça26°C
İzmir28°C
Ayvalık23°C
Tekirdağ27°C
Kumköy25°C
Akçakoca25°C
Sinop26°C
Samsun26°C
Trabzon26°C
Hopa26°C

Piyasa Bilgileri

AlışSatış

Amerikan Doları1.50701.5170
Euro1.95801.9730
Ingiliz sterlini2.33502.3750

(30.07.2010 16:36:20)

Linkler

tssf.gov.tr cmas2000.org ilsf.org iwsf.com
ijsba.com